Albert Einstein Kimdir?

Albert Einstein kimdir sorusunun cevabını, birazdan inceleyeceğiniz içeriğe sığdırmamız elbette imkânsız. Albert Einstein’ın günümüze damga vuran bilimsel çalışmalarından ve bu çalışmaları yaparken karşılaştığı güçlüklerden kısaca bahsetsek bile sayfalar dolusu kitaplar yazmamız gerekebilir. Bu nedenle Albert Einstein ‘ın Hayatı ‘nı başlıklar altında kısa kısa açıklamalarla aktarmayı sizler için uygun bulduk.

Size umursamazca dil çıkaran bir adamı ne kadar ciddiye alırsınız bu adam size Newton ‘un kurduğu 300 yıllık çok güvenilen fizik yasalarını yıktığını söylerse ne dersiniz? İnanmazsınız değil mi?

Zamanın fizikçileri de inanmadı ama o içindeki merakı kamçılamaya devam etti ve haklı çıktı. Çoğunluğun söylediğinin her zaman doğru olmayacağını bir kez daha kanıtladı.

 

Albert Einstein Kimdir? | Einstein 'ın Herkes Tarafından Bilinen İlginç Fotoğrafı

Albert Einstein Kimdir? | Einstein ‘ın Herkes Tarafından Bilinen İlginç Fotoğrafı

 

Albert Einstein, evrendeki fizik yasalarını yeniden yazan, yahudi asıllı Alman teorik fizikçi.

İsrail Devletinin ikinci cumhurbaşkanı olma teklifini reddeden, kuantum fiziğinin babası.

Nobel Fizik Ödülüne layık görünen bir deha.

İzafiyet Teorisi ile daha önce doğru bilinen fizik kurallarını alt üst eden, ezber bozan bir bilim insanı.

Atomların varlığını kanıtlayan, enerjinin maddeye, maddenin de enerjiye dönüşebildiğini formüle eden (E=m.c) tüm zamanların en çok tanınan bilim insanı

 

 

Albert Einstein

Albert Einstein, 14 Mart 1879 yılında (Pi Gününde) Güney Almanya’nın Ulm kentinde doğdu. Hermann ve Pauline Einstein ‘ın ilk çocukları olarak dünyaya geldi.

Küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi olan babası başarılı bir iş adamı değildi. Annesinin dünyası ise müzikti; özellikle Beethoven ‘ın piyano parçalarını çalmak en büyük tutkusuydu. Einstein ileride keman çalmayı sevmesine neden olacak bir tutkuydu bu.

 

Konuşmaya Geç Başlayan Albert Einstein

İçine kapanık bir çocukluk geçiren Einstein’ın beyninden ne fırtınaların koptuğundan kimsenin haberi yoktu. Bunu erken fark etmenin olgunluğunu üzerinde taşıdığından mıdır bilinmez kardeşlerine ve yaşıtlarına göre konuşmakta epey geri kalmıştı. Hatta 9 yaşına geldiğinde dahi konuşma güçlüğü çekmişti. Belki de ailesi haricindeki herkes onun geri zekalı olduğunu düşünüyordu.

 

Meraklı ve Hayal Gücü Zengin Bir Çocuk

Albert Einstein daha çocukken sürekli hayaller kurar, evrendeki farklılıkları düşünürdü. Bir ışık hüzmesinin üstünde seyahat etmeyi, yıldızlara ulaşabilmeyi, yıldızlardan güneşi izlemeyi hayal ederdi.

 

Albert Einstein 'ın Çocukları | Albert Einstein Kimdir?

Albert Einstein ‘ın Çocukluğu| Albert Einstein Kimdir?

 

Kurduğu hayaller gelecekte ona, bilim dünyasının kapılarını açacak olan anahtarı verecekti. Meraklı bir çocuk oluşu ise evrenin nasıl oluştuğu konusundaki fikirlerinin olgunlaşmasında çok büyük bir rol sahibi olacaktı.

 

Ezbere Dayalı Sistemlerin Merkezi Olan Okulu Hiçbir Zaman Sevmedi

Einstein’e göre onun zekasının temelleri kesinlikle okulda atılmadı. Okul onun için ziyadesiyle sıkıcı, yaratıcılıktan uzak ve ezbere dayalı bir sistemdi. İlk ve orta öğretimi çok başarısız ve zorlanarak bitirebildi.

Babası elektrik mühendisiydi ve Einstein’ın da bu yolda ilerlemesini istiyordu. Ama Einstein’ın bu yolda devam edebileceği konusunda çok büyük endişesi vardı. Nasıl olmasın ki! Albert Einstein, ezbere dayalı, sıkıcı sisteme göre çok başarısız bir öğrenciydi ve okulu sevmiyordu.

Einstein ‘ın okula gitmemesinin nedenini sorgulayan ailesi ile bir konuşmasına yer verelim.

Albert Einstein annesine: “Soru sormak kötü bir şey mi?” diye sordu.

Annesi Pauline Einstein: “Soru sormanın hiçbir kötülüğü yok tatlım. Yeter ki, soruların karşıdakini küçük düşürmeye ya da kırmaya yönelik olmasın!”

Einstein: “Ama ben öyle bir şey yapmıyorum, anneciğim. Bilmediğim o kadar çok şey var ki, sorarak öğrenmek istiyorum; her şeyi öğrenmek istiyorum.”

Babası Hermann Einstein: “Peki, dediğin gibi gerçekten her şeyi öğrenmek istiyorsan yavrum, okula neden gitmen gerektiğini nasıl sorabilirsin? Okul soruların yanıtlandığı yer değil midir?”

Einstein, belki de günümüz eğitim sistemini özetlercesine babasına cevap verir: “Değildir babacığım! Yanıtlamak şöyle dursun, soru bile sordurmuyorlar insana. Okuldan hoşlanmıyorum. Hapishanedeymişim gibi sanki. Öğretmenler gardiyandan farksız; sıralar arasında gidip gelen gardiyanlar!”

 

Bir Hediye Hayatının Değişmesine Yardımcı Oldu

Sürekli meraklı ve hayal gücü zengin bir çocuk olan Albert Einstein, bir gün beyninde fırtınaların gücünü erken hissetmesine yardımcı olacak bir hediye aldı. Amcası ona bir pusula hediye ettiğinde geceler boyu oturup, kuzeyi gösteren iğneyi izlerdi.

Bu anısını anlatırken, bu hediyenin kendisini çok heyecanlandırdığını, tüylerini diken diken ettiğini, evrende keşfedilmeyi bekleyen çok şeyin olduğu izlenimini kendisine verdiğini söylerdi.

Ayrıca yıllar sonra Einstein, amcasına borcunu şu sözlerle dile getirdi: “Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşımda iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşımda iken tanıştığım Öklit geometrisi.”

 

Üniversiteyi Arkadaşlarından Aldığı Notlarla Bitirebildi

21 yaşında İsviçre Federal Politeknik Üniversitesinde (Swiss Federal Polytechnic Enstitüsü) öğrenciyken bile öğretmenleri onun bir dâhi olabileceğini akıllarının ucundan dahi geçiremezdi. Çünkü Albert Einstein üniversite iken bile derslerden kaçıyor ve haylazlık yapıyordu.

Çevresindeki herkes okulu bitirmesi gerektiğini düşündüğü için okulu bitirmesi gerekiyordu. Fakat derslere o kadar ilgisizdi ki; okulu ancak arkadaşlarından aldığı notlarla zar zor bitirebildi.

Okulu bitirdikten sonra iş bulamadı. Ne talihsizliktir ki; sonraları hayatını devam ettirmek için hayat sigortası satıcılığı yapmaya başladı. Dünyanın en büyük dâhilerinden biri için ne büyük bir ziyandı!

Babası öldükten sonra depresyona giren, ailenin yüz karası olduğunu düşünen Einstein, bir arkadaşı sayesinde İsviçre Patent Ofisinde memur olarak çalışmaya başladı.

 

Einstein'nın Memur Olarak Çalıştığı İsviçre Patent Ofisi Binası (Bern's Federal Office for Intellectual Property)

Einstein’ın Memur Olarak Çalıştığı İsviçre Patent Ofisi Binası (Bern’s Federal Office for Intellectual Property)

 

Patentlerin kabulü için başvuruların çok iyi incelenmesi gerekiyordu. Albert Einstein ‘ın bu ofisteki görevi buydu. Ayrıntıları özümsemek! Bu durum onun fizikçi olarak becerileri geliştirmesini sağladı. Bu incelemeleri çok kısa sürede yapması kalan zamanda evreni düşünmesi için ona fırsat veriyordu.

 

Nikola Tesla, Albert Einstein ‘ın Hayatını Etkiliyor

Bu etki hiç de tahmin ettiğiniz gibi bilimsel bir etki değil! Nikola Tesla’nın alternatif akımı bulması ve bunun patentini alması, Elektrik şirketi olan Albert Einstein’ın babasını zor duruma düşürdü ve iflas ettirdi.

Albert Einstein ve ailesi bu durumu atlamak için şehir değiştirmek zorunda kaldılar.

 

Albert Einstein ‘nın Aşk Hayatı

Sınıf Arkadaşı Mileva Maric İle Evleniyor

İsviçre Federal Politeknik Üniversitesinde okurken kadınlara oldukça yakındı. Kadınların verdiği yemeklerde ve kokteyllerde keman çalardı. Ancak bu tür toplantılarda gözü bir tek kadına takılmıştı: Mileva Maric.

Mileva Maric sınıfındaki tek kadındı. Ona vurulmuştu ve 1903 yılında evlendiler. Bir yıl sonra ilk erkek çocukları Hans Albert dünyaya geldi.

Mileva Maric, Einstein’ın o zaman bilmediği ama kendisi için mucize yıl olarak adlandırılan 1905 yılında Özel İzafiyet Teorisi için danışmanlık yapmıştı. O çok büyük bir fizikçi olmayı hayal ederken, çocuklarına bakan bir ev hanımına dönüşmüştü.

1911 yılından sonra Einstein ’ın Zürih Üniversitesinde Profesör olması ve ünlü fizikçilerle toplantılara katılması, Mileva Maric ‘te içinde hep var olan fizik bilimi için merak uyandırıyordu. Toplantıdan, toplantıya giden ve bilimsel çalışmalardan dolayı artık evinden uzakta olan kocası için kıskançlıktan mıdır bilinmez hep şikâyet mektupları yazıyordu.

Albert Einstein, yaptığı çalışmaların ileride kendisine bir Nobel Ödülü getireceğine o kadar emindi ki; bunu eşine nafaka olarak vermeyi teklif etti. Mileva Maric bunu kabul etti ve boşandılar.

 

Albert Einstein'ın Boşandığı Eşi Mileva Maric ve Çocukları

Albert Einstein’ın Boşandığı Eşi Mileva Maric ve Çocukları

 

Boşandıklarında 2 erkek çocukları vardı ve çocukları anneleri ile birlikte kaldılar. Tren garında onlara veda ederken belki de Albert Einstein hayatında ilk kez ağlamıştı. Einstein için yıkıcı bir olaydı.

 

Kuzeni Elsa İle Aşk Yaşıyor

Bir gün Berlin ‘de bir konferansa davet edildiğinde, en son çocukken tanıdığı kuzeni ile görüştü. Elsa, boşanmış, iki kızı olan yalnız yaşayan bir kadındı.

Elsa, Mileva Maric ‘in tam tersi karakterde bir insandı. Einstein ondan etkilenmişti, beraber vakit geçirmekten hoşlanıyorlardı. Berlin‘den ayrıldıktan sonra mektuplaşmaya devam ettiler fakat bir süre sonra o zamanlar evli olan Einstein artık mektuplaşmayı durdurmaları gerektiğini söyledi.

Mileva Maric ‘ten boşandıktan ve bilimsel çalışmaları ile tüm dünyaya ün saldıktan sonra, 1922 yılında evlendiler.

 

Elsa ve Albert Einstein | Einstein Bilimsel Çalışmaları ile Dünyaya Ün Saldıktan Sonra, 1922 Yılında Evlendiler.

Elsa ve Albert Einstein | Einstein Bilimsel Çalışmaları ile Dünyaya Ün Saldıktan Sonra, 1922 Yılında Evlendiler.

 

Albert Einstein’ın Mucize Yılı:1905

1905 yılında öngörülü 4 tane çalışmasını yayımladı. Bu çalışmalar bir fizikçi için mükemmel bir kariyer olabilirdi. Çünkü çalışmaları fizikçilerin daha önceki çalışmalarından farklıydı. Bu çalışmaların ilki, eski ışık nedir sorusunu soruyordu.

Fotoelektrik Etkisi

Fizik dünyasında hiç tanınmayan birinin yazdığı bu çalışma, ışığın foton olarak adlandırılan bir partikülden geldiği söylüyordu.

Atomların Varlığı

O dönemde bilim insanları atomların varlığını kabul etmiyorlardı. Ama Albert Einstein atomların sıvı içinde küçük toz partiküllerini hareket ettirebildiğini kanıtladı.

Ayrıca atomların boyutlarını hesapladı. Atomların varlığına inanılmayan bir ortamda, atomların parçalanabildiğini kanıtlamak ne büyük bir dahilik varın siz düşünün!

Kütle Enerji Eşitliği (E=m.c²(emcekare))

Dünyanın en ünlü formüllerinden biridir. Albert Einstein ‘ın bin bir zorlukla bulduğu bu teoremin böyle yaygınlaşmış olması, herkesin ucundan da olsa fiziğin güzelliği içinde yer alması gerçekten sevindirici bir durum bence.

 

E=m.c<sup>2 </sup> | Albert Einstein -1905

E=m.c² | Albert Einstein -1905

 

Denklemi basit olarak ele alırsak; bu enerjinin maddeye, maddenin de enerjiye dönüşebildiği anlamına geliyor. En küçük madde parçası potansiyel olarak çok büyük miktarda enerji içeriyor, bunu serbest bırakmak için nükleer bir reaksiyon gerekir.

İlginizi Çekebilir : Kilogramın tanımı değişti. Planck Sabiti Nedir?

 

İzafiyet Teorisi

Albert Einstein ’ın küçükken ne kadar hayal gücü yüksek bir çocuk olduğundan bahsetmiştik. İşte çocukken kurulan hayallerin ne derece önemli olduğunu bize anlatan bir örnektir, Einstein ’ın İzafiyet Teorisini buluşu.

Işığa binmek ne güzel olurdu!

Einstein çocukken bir ışık hüzmesine binmenin nasıl bir şey olacağını merak ederdi.

1905 yılında Einstein bir otobüse binmişti ve otobüste iken İsviçre’ nin Bern şehrindeki saat kulesine baktı.

Ardından; otobüs ışık hızına yakın bir hızda gitseydi ne olurdu diye düşündü. Hayalinde Einstein ‘ın dönüp saat kulesinde baktığı şey şaşırtıcıydı. Otobüs ışık hızına ulaştığında saatin akrep ve yelkovanı donmuş gibi görünmekteydi. Bunu anladığı anda beyninde şimşekler çakmaya başladı.

 

Albert Einstein’ın Beyinsel Deneyinde Kullandığı İsviçre’ nin Bern Şehrindeki Saat Kulesi

 

Albert Einstein saat kulesinin orada zamanın normal bir şekilde ilerlediğini biliyordu fakat Einstein ‘ın içinde bulunduğu ve ışık hızında ilerleyen otobüsüne saatten gelen ışık ulaşamıyordu. Buna bağlı olarak boşlukta ne kadar hızlı ilerlerse, zaman içinde o kadar yavaş hareket edeceğini anlıyordu.

Bu anlayış, Albert Einstein ‘ın zaman ve mekânın birbirleri ile bağlantılı olduğunu söyleyen izafiyet teorisini bulmasına yol açmıştır.

Kendisi o zamanlar bir patent memuruydu ancak zamanın yerleşik fizik kurallarının hepsine meydan okuyabilecek kadar doğuştan bir fizikçiydi ve fiziğe tutkuluydu.

Özel İzafiyet Çalışması, Haziran 1905’te yayımlandı. 17 numaralı o sayı bilim tarihinin en önemli yayınlarından biriydi. (Özel İzafiyet Çalışması olarak anılması bazı eksiklerinin -sadece sabit hızı referans alması, geneli açıklamaması- olmasından dolayı, ileri ki zamanlarda Einstein bu çalışmayı genişleterek yaklaşık 15 yıl sonra tüm olumsuz koşullara rağmen İzafiyet Teorisini oluşturup, kanıtlayabilecektir.)

 

Albert Einstein’ın Özel İzafiyet Teorisinin Yayımlandığı Physik ‘in 17. Sayısının Kapağı – 1905

 

Albert Einstein’ın Vasiyeti

Einstein, son vasiyetini 18 Mart 1950 yılında yazmıştı ve sekreteri Helen Dukas ile Dr. Otto Nathan ‘ı vasiyetini uygulaması için yetkili olarak atamıştı. Vasileri arasında üvey kızı Margot, 2 oğlu Hans ile Eduard Albert ve bazı diğer isimler bulunmaktaydı.

Tüm yazılı varlığı, Kudüs’te bulunan Yahudi Üniversitesi ‘ne verilmiştir.

Vasiyetinin en ilginç maddelerinden biri ise kişisel mektuplarının 20 yıl saklı kalmasını istemesiydi. Üvey kızı Margot Einstein tarafından saklanan mektuplar, süre dolduktan sonra Princeton Üniversitesi tarafından basıldı ve böylece Einstein’ın özel yaşamı ile ilgili bilgileri paylaşılmış oldu.

 

Albert Einstein’ın Michele Besso ‘ya Yazdığı Bir Mektup

 

Albert Einstein Bize Başarının Formülünü Veriyor: A=X+Y+Z

Albert Einstein başarıyı formüle ederek; bir nevi hayata dair bize bir kopya veriyor. Hem de öyle çok karışık bir formülde değil bu. Formüldeki parametrelerden “çalışmak” girdisi bize hep zor gelse de, onsuz sonuç maalesef hep yanlış çıkıyor!

Einstein’a göre, başarı; A=X+Y+Z

A: Başarı ise,

X: Çalışmak,

Y: Çalıştığı konuyu oyun gibi görmek,

Z ise konuşmak yerine üretmek anlamına geliyor.

İşte bu kadar basit!

 

Albert Einstein ‘ın Ölümü

18 Nisan 1955’te, Albert Einstein iç kanama geçirdi. Einstein‘ın ameliyat olması gerekiyordu. Albert Einstein ameliyatı şu sözlerle reddetti, “İstediğim zaman gitmek istiyorum. Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız. Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum”.

İsrail’in kuruluşunun yedinci yıl dönümü nedeniyle bir televizyon konuşmasının taslağını hazırlıyordu ama bitiremeden 76 yaşında, Princeton Hastanesi ‘nde gece 01:55 ’te hayatını kaybetti.

 

Albert Einstein Otopsi Raporu/Otopsi Sonuçları

Ölümünden sonra, ölümünün nedenini belirlemek için otopsisini yapan Dr. Thomas Stoltz Harvey beynindeki anormal durumu fark etti. Paryetal lobunun normal insanlarınkinden %15 daha büyük olduğunu keşfetti. Beynin bu bölgesi matematik ve görsel yetenekle ilgili becerilerinin geliştiği bölgeydi. Ayrıca Einstein’nın beyninin normal insanlardan %73 daha kıvrımlı olduğu gözlemlendi.

 

Albert Einstein ‘ın Beyni Çalındı!

Albert Einstein öldükten sonra vücudunun putlaştırılarak tapılmasını istemiyordu. Bunun için ailesi tarafından öldükten sonra yakılmasını istedi. Otopsisini yapan Dr. Thomas Stoltz Harvey bedeni yakılması için hazırladı. Beyni ise kendine ait bir sefer tasına koydu ve evine götürdü.

Dünya ‘daki kabul görmüş fizik kurallarının yanlış olduğunu ispatlayan, o kanunları yerle bir eden beyin artık bir sefer tasının içindeydi. Sonuç olarak Einstein’ın beyni çalınmış oldu.

 

Albert Einstein ‘ın Bilimsel Çalışmaları

  • Özel İzafiyet Teoremi
  • Genel İzafiyet Teoremi
  • Kütle-enerji Eşitliği
  • Fotoelektrik etki
  • Brown hareketi ve İstatistiksel Fizik
  • Kuantum Fiziği ve Belirsizlik İlkesi
  • Niels Bohr ile Tartışmaları
  • Kozmoloji
  • Birleşik Alan Kuramı

 

Albert Einstein ‘ın Bazı Kitapları

  • Görelilik; Özel ve Genel Kuram: Popüler Bir Yorum, 1920.(Relativity – The Special and General Theory)
  • Görelilik’in Anlamı, 1921. (The Meaning of Relativity)
  • Tek Atomlu İdeal Gazların Kuantum Kuramı, 1924.(Quantum theory of the monatomic ideal gas)
  • Brown Hareketi Kuramı Üzerine Araştırmalar, 1926. (Investigations on the Theory of the Brownian Movement)
  • Niçin Savaş, 1932. (Why war)
  • Benim Gözümden Dünya, 1934. (World As I See It)
  • Fiziğin Evrimi, Leopold Infield ile birlikte, 1938. (The Evolution of Physics)
  • Din ve Bilim, 1930 (Religion and Science)

 

Çocukların Hayallerini Çalmayın! Bırakın Hayal Kursunlar!

Çocuklarımızın bir yeteneği var! Evet var. Bunu ortaya çıkarmak istiyorsanız, onların kendi hayallerini kurmasını sağlayın. Kurdukları hayallerin peşinden gitmelerine izin verin. Bir çocuğun yeteneğinin ne zaman ortaya çıkacağını asla bilemezsiniz. Ama bulabilmesi için bu zamanı verimli geçirmesini sağlayabilirsiniz. Buna en büyük örnek Albert Einstein değil mi?

Albert Einstein ‘ın çocukluğunu düşündüğümüzde; geç konuşan, konuşmaya başladığında ise 9 yaşına kadar konuşması zor anlaşılan, herkes tarafından aptal olduğu düşünülen, okuldaki derslerinde başarısız bir çocuk karşımıza çıkar. Ama aynı zamanda nasıl olsa aptal diyerek onu ikinci plana atmayan, hayallerinin peşinden koşmasını sağlayan, ona hediye verirken dahi hayal gücünü geliştirmek için uğraşan ebeveynler de karşımıza çıkar.

Albert Einstein ‘ın dediği gibi, “Aptallara göre insanlar ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.” 

Hedefimiz iyi insanlar yetiştirmek olmalı! 1.Dünya Savaşında insanları öldürmek için gaz odası ya da günümüzde savaşlarda kullanılacak yapay zeka robotlarını tasarlayan bilim insanları da kuşkusuz zekiler. Fakat bu zekayı, yeteneği; insanlık, bilim, sanat vs. adına iyi yönde kullanılmasını sağlamak kuşkusuz hepimizin görevi. Yoksa gelecekte dünya daha da yaşanmaz bir hal alacağa benziyor. Daha ne kadar yaşanmaz olabilirse!

İnsanlığa kazandırdığın her şey adına, teşekkürler Albert Einstein!

 

Kaynaklar:

  • History Channel-Albert Einstein’ın Hayatı Belgeseli
  • Bilim Teknik Dergisi – Eylül 1993 Sayısı
  • clive-w.blogspot.com

3 Yorum

  1. Ferhat
  2. Eray

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.